
şimdi ne alakası vardı et işte.... ne soruyorsun alalaa iştah miştah kalmadı elinde kalan et parçasını büyük taşlardan kumsalı olan sahile balıklara yem olsun diye atmaya karar verdi birinci et parçasını hafif dalgalı denize fırlattı onlarca hatta yüzlerce küçük balık etin etrafında toplanıp et parçasını didiklemeye başlamıştı ikinci et parçasını fırlattığında balık sayısı artmış ortam dahada şenlenmişti bu durum gerçekten çok eğlenceliydi.....
bir zaman sonra......
şehir ortamından uzak bir yerde cenazeyı uzun sopaların üzerine koyarak mezarlığa götürenlerin içindeydi cenazenin uzun sopalarla taşınması ona yerlilerin avını kabilesine taşımasını anımsattı sonunda gömülecek kişi ve yakınları için hazırlanan mezarlık alanına geldiler kısa bir süre önce bir derginin kopan sayfasının uçuştuğu bomboş olan araziye 3 kişi gömülmüştü bile içinde çok kuvveti gelen ağlama isteğine engel olamıyordu göz yaşlarının sıcaklığı yüzünü sararken ağlamanın şiddetiyle orantılı rahatlama duygusu bedenini sarmıştı.........


Hiç yorum yok:
Yorum Gönder